Testosteron nedir?


Hem kadın hem de erkek vücudunda üretilen bir erkeklik hormonudur. Erkeklerde bu hormonun yüzden 90’lık bir kısmını testisler üretir. Kalan yüzden 10’luk kısmı ise böbrek üstü bezleri tarafından üretilir. Kadınlarda ise bu hormonu yumurtalıklar üretir. Yetişkin bir erkeğin testislerinde ortalama olarak 20 miligram testosteron hormonu bulunur. Bu hormonun yaklaşık dörtte biri kana salgılanır. Kana karışan testosteron hormonu ya serbest halde bulunur ya da proteine bağlanır. Proteine bağlanan testosteron, önemli bir hormonal etki göstermez. Cinsel gücü, cinsel gelişimi ve cinsel isteği sağlayan asıl serbest testosterondur.
Erkeklerde testosteron hormonu, cinsel faaliyetlerin gelişmesi, cinselliğin uyarılması, penisin büyümesi, sperm üretimi, ses kalınlaşması ve tüylenme gibi cinsellik özelliklerinin gelişiminde önemli bir rol oynar.
Vücutta testosteron üretimi genelde günün ilk saatlerinde en yüksek seviyede olur. Ancak akşama saatlerine doğru düşüş başlar.
Testosteron eksikliğinin nedenleri
Bazan testislerde testosteron üretimi düşebilir ve testislerden kaynaklanmayan nedenlerle azalma olabilir. Testis dokusunu olumsuz etkileyen her durum testosteron üretimini de düşürür. Testislerin aşağı inmemesi durumunda da testosteron üretimi zayıftır. Ağır geçirilen kabakulak hastalıklarının testislerde testosteron üretimini engellediği de biliniyor.
Kromozom bozuklukları durumunda ya da beyindeki hipofiz bezinin tam çalışmaması ve testosteron üretimini bastırdığı durumlarda da üretim düşer.
Yaşa bağlı olarak da testosteron üretimi azalabilir. Genelde ergenlik döneminin başlarında çok yüksek olan üretim, 30’lu yaşlardan sonra yavaş bir şekilde düşüşe geçer. Yapılan araştırmalara göre erkekler 30’lu yaşlardan sonra 10 yılda bir kanda bulunan testosteronun yüzde 10’unu kaybediyor. 50’li yaşlardan sonra kayıp yüzde 25 civarında. 60’lı yaşlarda ise erkeklerin yüzde 20’sinde testosteron hormonu, olması gereken düzeyin altına iniyor.
Testosteron üretimini düşüren bir diğer etken de aşırı strestir. Bunun yanında alkol tüketiminin fazla olması veya sigara kullanımının aşırı olması durumları da olumsuz etkenlerdir.
Hatta uykusuzluk bile olumsuz bir etkendir. Amerika’da yapılan bir çalışmada, bir haftalık bir süre içinde geceleri en çok 5 saatlik bir uyku düzeninin, testosteron seviyesini düşürdüğünü göstermiştir.
Testosteron seviyesi düşükse ne olur?
Testosteron eksikliğinin en belirgin özelliği cinsel isteksizlik yaratmasıdır. Cinsel istek düşünce, sertleşme işlevini sağlayan bazı maddeleri vücut salgılayamaz. Bu durumda sertleşme sorunları ortaya çıkar.
Elbette testosteronun yukarıda sayılan diğer etkileri de azalmaya başlar. Kas dokusunda zayıflık, testislerde küçülme, kemiklerde incelme, tüylenmede azalma, göbek bölgesinde yağlanma, yorgunluk, unutkanlık, depresyon ve motivasyon düşüşü gibi birçok istenmeyen sorunlar ortaya çıkar.
Çocukluk ve ergenlik döneminde vücut testosteron üretemiyorsa, bu durum, cinsel organların tam gelişmemesine, penisin küçük kalmasına, meni üretiminin ya çok az ya da hiç olmamasına, tüylenmenin az olmasına, sesin kalınlaşmamasına ve benzer birçok soruna neden olabilir.
Testosteron seviyesi yüksekse ne olur?
Erkekleri cinsellik düşkünü, uyumsuz ve aşırı hırçın yapabilir. Kişilik bozukluğu gösteren bazı erkeklerde testosteron seviyesinin yüksek olduğu görülmüştür. Bunun dışında kalp büyümesi, damar sertliği ve kötü kolesterolün yükselmesi gibi olumsuz etkileri var. Testosteron seviyesinin yüksek seyretmesi prostat kanserini de tetikleyebilir.
Testosteron seviyesini belirlenmesi
Kan testleri ile testosteron seviyesi kolayca belirlenebilir. Aç karnına sabah erken saatte alınacak kan örneği ile yapılacak test sırasında hem serbest testosteron hem de toplam testosteron ölçülmüş olur. Eğer serbest testosteron düşük, östrojen yüksek çıkarsa bazı önlemler alınmasında yarar görülür.
Testosteron seviyesini normal tutmak için yağlardan kurtulmak gerekir. Çünkü yağlarda bulunan enzimler östrojen seviyesini artırır. Eğer test sonuçları hem serbest hem de toplam testosteron düzeyini çok düşük gösteriyorsa bu durumda da testosteron replasman tedavisi uygulanabilir. Ancak bu tedavi yöntemi tartışmalıdır. Bu arada testosteron hormonunun özellikle prostatı doğrudan etkilediği unutulmamalıdır.

devamı, web site

Leave a Reply

Fill in your details below or click an icon to log in:

WordPress.com Logo

You are commenting using your WordPress.com account. Log Out / Change )

Twitter picture

You are commenting using your Twitter account. Log Out / Change )

Facebook photo

You are commenting using your Facebook account. Log Out / Change )

Google+ photo

You are commenting using your Google+ account. Log Out / Change )

Connecting to %s